Son yıllarda her şeyin bir sahtesi çıkıyor. Önce telefonların sahteleri çıktı, sonra rakının. Ardında organik besinlerin sahtesi çıktı, bakanın korumasını bile sahtesi çıkmıştı. Şu aralar ise en gözde meslek sahte müfettişlik.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı geçtiğimiz günlerde tüm kurum ve kuruluşlara bir bildirge göndererek şu aralar çevrede oldukça sık görülmeye başlayan sahte müfettişlerden korunmaları yönünde uyardı.
Peki, müfettişin sahtesi ile gerçeği nasıl ayırt edilecek. İşte asıl sorun bu. Ama bu konuda Çalışma ve sosyal Güvenlik Bakanlığının verdiği bilgiler kuruluşları bir nebze olsa rahatlatacak yönden.
Öncelikle müfettişlerin para isteme gibi bir durumları yok. Yani gelip işyerine kardeşim bu nedir diyerek para almaları mümkün değil. Ancak gelecek müfettişlerin tek para alma durumları olabilir oda rüşvet. Bunla beraber müfettişler tarafından bazen firmalara bazı belge ve dokümanlar getirilir. Aslında bu belge ve dokümanlar tamamen ücretsiz iken, piyasada bulunan sahte müfettişler bu evrak ve dokümanları piyasaya para ile sürerek kazanç elde etmeye çalışıyorlar.
Buna ek olarak kuruluş sahiplerini yazacakları rapor ile tehdit ederek rüşvet mahiyetinde para alan sahte müfettişlerde mevcut. Yani amaç burada kurum sahibini yolabildiğince yolabilmek.
Ayrıca banaklık tarafından atanan müfettişler asla çat kapı gitmiyorlar. Malum bir her noktada disiplinli bir ülkeyiz. Bu nedenle 1 yıl öncesinden hazırlanan ve tüm kuruluşların bildikleri tarihlerde kendilerine müfettiş gelmektedir. Bu sayede 1 hafta önceden tüm belgelerin düzenlenmesine olanak sağlanmaktadır.
Kısacası kapıyı her çalan müfettiş değildir, sizden para isteyen bir müfettiş orijinal bile olsa artık müfettiş sayılamaz.
Sahte Müfettişler Yerlerini Almaya Başladı
Eczanelerde Kupür Dönemi Sona Erdi
Eskiden bir ilaç almak için eczaneye gittiğimizde eczacı neredeyse ilacın kutusunun tamamını verdiğimiz reçeteye yapıştırır, açılan büyük boşluk sayesinde ilaçlar kutuda durmakta zorlanırdı.
Ancak gelen zaman artık bunu da değiştirdi. Çünkü Sosyal Güvenlik Kurumu artık eczanelerden ilaç kupürü istemeyeceğini bildirdi. Bu kapsamda Temmuz başında çıkan resmi gazetede belirlenen şartlara göre artık eczacılar reçetelere kupür yapıştırmak zorunda değiller.
1 Temmuz 2009 tarihi ile uygulamaya konulan ilaç takip sistemi sayesinde hangi hastaya hangi ilacın verildiği, bu ilacın ne kadar bir ücret tuttuğu ve daha birçok bilgi her an SGK bilgi işlem merkezlerinden online olarak takip edilebilecek ve anlık olarak kontrol altında tutulacak.
Bu sayede hem ilaçların kullanımları hakkında bilgi sahibi olunacak, hem de daha kullanmadan param parça olan ilaç kutuları artık sapasağlam duracak. Online hayatın vazgeçilmez uygulamaları artık SGK’nin birçok alanında hayatımıza girdi. Darısı diğer kurumlara..
ÖSS’yi Kazanamayan Kızlar, Sağlık Yardımını da Kaybedecek
SGK kapsamında çalışan anne veya babası üzerinden ücretsiz sağlık hizmeti alan kızların 18 yaşını doldurması ve ÖSS sınavını kazanamaması durumunda sağlık yardımından yararlanamaması gündeme gelmişti. Bu durumda ÖSS’yi kazanamayıp öğrenci statüsüne geçemeyen kızlar hem ÖSS şokunu yaşayacak hem de sağlık hizmetlerinden yararlanamamanın sıkıntısına düşeceklerdi.
Fakat SGK tarafından yapılan yazılı bir bildiri ile bu yalanlandı. ü18 yaşını aşan çocukların sağlık yardımından yararlanmaları için okula devam etmeleri gerektiği, bu durumun kız çocukları için başka bir yere çekildiği vurgulanan bildiride, 18 yaşını dolduran kız çocuklarının anne veya babaları üzerinden sağlık yardımı alabilecekleri belirtilirken, kız çocuklarının evlenene kadar veyahut bir yerde işe girene kadar anne ve babalarına tanınan haklara sahip olabilecekleri duyuruldu.
Aynı şekilde 18 yaşını aşan erkek çocukların okula devam etmemeleri durumunda 18 yaşından sonra artık anne veya babalarının sağlık vb. sosyal haklarından yararlanamayacakları da bildirildi.
Kısacası okulu biten erkek çocukların sağlık vb. Sosyal hakları ellerinden alınmakta iken, kız çocuklarının hakları evlenene ya da işe girene kadar devam edecek. Bu konuda SGK kesin ve net bir biçimde duyurusunu yayınladı. Bu şekilde kendilerini yıpratmaya çalışanları da kınamış oldu.
Yeni Bakan, Yeni Kadro, Yeniden Yapılanma
Temmuz ayının ortalarında görevine başlayan yeni Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer DİNÇER, çalışmaları esnasında yanında olacak, ona güç ve değer katacak bir ekip kurmak için çalışmalara başladı.
Yavaş yavaş kendi ekibini stratejik noktalara kaydırmaya başlayan yeni bakanın ilk terfileri dün resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi. Bu kapsamda Çalışma Bakanlığı Müsteşarlığına Birol AYDEMİR atanırken, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına ise Gümrük Müsteşarı Emin ZARARSIZ getirildi.
Bazılarının daha önce Sosyal Güvenlik Kurumunda mazileri olmasına rağmen, ataması yapılan birçok müsteşar ve müsteşar yardımcısının daha önce Sosyal Güvenlik Kurumunda bir çalışması bulunmuyor. Özellikle stratejik noktalara yapılan bu yeni yerleştirmeler sayesinde ilerleyen dönemlerde olumlu veya olumsuz işlemlerin başlayacağı muhakkak.
Yeni ataması yapılan başkan ve kurduğu ekibe bu zor dönemde başarılar diliyor, halkımız ve Sosyal Güvenlik Kurumu açısından en iyisi ne ise onu başarmalarını temenni ediyoruz…
50.000 Bebek Aslında İşçi
Nasıl oluyor demeyin. Burası Türkiye. Her an her şey olabilir. İşte bunlardan biride yeni Sosyal Güvenlik Yasasının çıkması ile ortaya çıkan bir durum.
Malumunuz yeni yasa erken emeklilik durumunu yok etti. Yani 55 yaş sınırı olan erken emekliliği 60 yaş sınırına çekerek, bir anlamda mezarda emekliliğe prim tanıdı. Fakat uyanık ülkem insanı bununda çaresini buldu.
Yasa kapsamında daha önce sigorta girişi yapılmamış kişilerin 30 Nisan 2009 tarihinden itibaren sigortaları açıldığında emekli olmak için 55 değil 60 yaşını bekleyecek olmaları anne ve babaları yeni arayışlar içerisine itti. Bu arayışlardan biride kişilerin henüz 1-2 aylık olan bebekleri için sosyal güvenlik girişi yapmaları ve 1-2 aylık bebek için 1-2 ay sigorta primi ödemeleri oldu.
Bu ve buna benzer işlemlerin çok fazla olması sosyal güvenlik kurumunu da harekete geçirdi. 115 bin kişi üzerinde yapılan incelemede 65 bin kişinin bu şekilde henüz 10 yaşına bile gelmemiş çocuklardan oluştuğu görülürken bu tarz işlemler yapanların işlemleri iptal edilerek bu işleme aracılık yapan firmalara yasal uygulamalar uygulanmaya başlandı.
Bunla beraber evleri dolaşan müfettişler bebeklerin bile sigortalı olarak gösterilmesi karşısında oldukça şaşırırken, ailelere uyarı verildiği belirlendi. Bu kapsamda son aylarda sigortalı olan tüm kişilerin incelemeye alınacağı bildirildi.
-
You are currently browsing the Bağkur Sorgulama blog archives for Mart, 2011.